Çocuk gelişiminde gözden kaçan çok temel bir gerçek var: Çocuklar duygularını durdurmayı ya da değiştirmeyi başaramazlar. Zaten hedeflenmesi gereken şey de bu değildir. Bir çocuğun hissettiği öfke, korku ya da hayal kırıklığı bir anda yok edilemez; ancak o duyguyla yan yana durabilmesinin ve fırtınanın içinde savrulmamasının en güçlü aracı dikkati sürdürebilme becerisidir.
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) Perspektifinden Zihin
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) perspektifinden baktığımızda zihin, duygusal fırtına anlarında sürekli alarm veren bir anlatıcı gibidir. Çocuk, istediği bir şey olmadığında ya da engellendiğinde içindeki yoğun duygu onu hemen kendi içine çeker. Eğer çocuk dikkatini, hissettiği o zorlu duygunun yanında ve “şu anda” tutmayı sürdüremezse, zihnindeki otomatik tepkilere teslim olur. Yani mesele sadece dikkati bir anlığına başka yere çevirmek değil; dikkat çapasını fırtına dinene kadar orada tutabilmektir.
Çocuklara duygulardan kaçmayı değil, duyguyu taşımayı öğreten ve dikkati sürdürme esnekliğini geliştiren temel ACT yaklaşımları şunlardır:
1. “Duygu Dalgası” Üzerinde Kalabilmek
Duygular tıpkı bir okyanus dalgası gibidir; yükselir, tepe noktasına ulaşır ve ardından kendiliğinden alçalır. Çocuklar genelde dalga en tepedeyken panikleyip tepki verirler. Çocuğa dikkati sürdürme becerisi kazandırmak, ona “Gel bu dalganın inmesini birlikte bekleyelim” diyebilmektir. Örneğin, nefes alıp verirken elini karnına koyup karnının inip kalkışına dikkatini 30 saniye boyunca kesintisiz vermesini istemek, çocuğun dalga çekilene kadar zihnini o çapada tutmasını sağlar.
2. Beden Taraması ile Odakta Kalmak
Öfke ya da kaygı anında dikkat çabuk dağılır ve çocuk tekrar zihnindeki olumsuz düşünceye kayar. Dikkati sürdürmek için bedeni bir harita gibi kullanabiliriz. “Şu an öfkenin bedeninde nerede durduğuna bak. Kalbinde mi, ellerinde mi? Şimdi dikkatini sadece ellerinde tut ve orada ne olduğunu izlemeye devam et.” Çocuğun dikkatini birkaç dakika boyunca bedenindeki o fiziksel duyumda tutabilmesi, duygunun yakıcı etkisini nötrleştirir.
3. Beş Duyu ile “Şimdi ve Burada” Kalma Egzersizi
Zihin çocukları geçmişin pişmanlığına veya geleceğin kaygısına çeker. Dikkati sürdürme esnekliği, duyu organlarını kullanarak çapayı şimdiye atmaktır. Çocuktan fırtına anında kesintisiz bir odaklanma istenir: “Etrafında gördüğün 3 nesneyi say, duyduğun 2 sesi dinlemeye devam et ve oturduğun koltuğun dokusunu hisset.” Bu süreç boyunca dikkati bu görevde tutmak, beynin duygusal kısmını yatıştırıp mantık kısmını devrede tutar.
Sonuç: Duygular Gelir ve Geçer
Çocuklara öğretmemiz gereken şey hiç öfkelenmemek değil; öfke içinde bir misafir gibi otururken, dikkati hayatın ve eylemin üzerinde tutmaya devam edebilmektir. Duygular gelir ve geçer; dikkati sürdürebilmek ise çocuğun o gökyüzü gibi sabit kalmasını sağlar.